13 Şubat 2013 Çarşamba

İş Bankası Müzesi


Her seferinde önünden geçtiğim, saatleri tutturup giremediğim, binasına da içindekilere olan merakımdan ayrı hayranlık duyduğum İş Bankası Müzesi’ne girdim sonunda. Naci de benimle birlikte idi tabii. Güzel bir cumartesi günü müzeye girerken kalbim güp güp çarptı.

Resimler bulanık çıktı,
çünkü sağdan soldan insan akıyordu.

İş Bankası Cumhuriyet’in iksisat tarihinin önemli parçalarından biridir elbette, hatta yeni bir ülkenin kumbarasıdır. Ama benim için bir de 80’lerde bu bankada çalışan aile dostları, onların ev ziyaretlerinde çocuk halimizle oyalanalım diye elimize tutuşturulan İş Bankası kalemleri kağıtları, hediye edilen iş bankası kumbaralarıdır.

Bir süre gezindik müzede. Müzenin işi bilen kişilerin elinden çıktığı belli idi. Kasa dairesi bienal tadında sunulmuştu. 

Kasa dairesinde kimi kasalar açıktı ve içinde oyuncak bir ayıdan tutun  bir mürekkep hokkasına kadar türlü çeşitli şeyler konulmuştu. Girişte şuna benzer birşey yazıyordu : "Siz olsaydınız kasanızda ne saklardınız?"
En çok bu resmi sevdik. Ayrılırken naci ağlamsıydı

Zaman, koridorlardan ilerlerken geriye doğru aktı durdu. Elimizi uzatsak bir tül perdeymiş gibi yırtılacaktı sanki..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder