Şimdi efendim daha önceki yazılardan da anlaşıldığı gibi bu dönem şehirlerin
istatistikleriyle boğuşmaktayım. Ama bu sefer ödevin zorluklarını, arada 'dark
side'a geçen taraflarını yazmayacağım. İstatistik hesapları yapmanın yeni bir
yönünden söz edeceğim. Güvenilir verilere bilgisayar başından ulaşılmanın
güvenilirliğinin sorgulanması gerektiğini daha önce yazmıştım. Devletin
istatistik kurumunun sitesi bu amaçla kurulmuş ve legal olduğu aşikar bir
kaynak. Fakat gelin görün ki o siteye de kimi yerlerde Rohan kralının başına
çöken Saruman etkisi kadar ağırlık çökmüş. Verilerin çoğu eski ve güncel değil.
Bunu kimi yerlerde kurumları bizzat arayarak teyit ettim. (yaza yaza düşürdüm
hükümeti)
Efendim hani gitmeniz gereken köye, bölgeye sadece bir araba
çalışır ve o da çoğu zaman geç gelir (hatta bazen gelmez) ve de mafyası ondan
başka minübüs/otobüs hattına ambargo koyar ya. İşte devletin istatistik kurumu
da bu şekilde kendisi dışında kimseye istatistik çalışması yapma yetkisi
vermiyor ama en temel şey olan gayri safi yurt içi hasılanın şehirlere göre
dağılımını 2001 yılından beri yayınlamıyor.. Hem bilgi vermiyor, hem ambargo
koyuyor. Belki de kimi iplikler pazara çıkartılabilir diye korkuluyor. Çünkü
şehirlerin istatistiğini adeta parlak bir uçan balonmuşcasına cilalı gösteren
veriler yerine gerçekleri (ki çok araştırma lazım) gördüğünüzde şehirler çıplak
kalıyor ve bir sürü ilginç gerçek çıkıyor.
Uzun uzun yazmayacağım zira şehiri şehir yapan bir sürü kurum, yer, sosyal donatı mevcut. Fakat en çok dikkatimi çeken şey park-bahçe, müze, hastane veya çocuk esirgeme kurumlarını öven şehirlerin kadın sığınma evlerinin olmaması ya da yüzlerce muhtaç kadının, yirmi kişilik kontenjanı olan yerlerle idare etmeleri. Şehirlere ait sitelerde devletin istatistik kurumlarının cilalı balonunu söndüren ayrıntılar yok.. Çünkü istatistikler tek elde..
Son kelam Maho ağadan:
-"marabanın halini soruyoruz;
- eyidir eyidir!"

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder