Bir süredir, yatırım yaptığım arkadaş çevresinden uzaklarda;
beni hiç tanımayan, birbirimizi tanıyacak ve bizi birbirimize bağlayacak, arada
hatırlayıp güldürecek, yokluğunda burun sızlatacak anılara sahip olmadığım
insanlarla bir aradayım. Daha ilginç bir geçiş evresinden bahsetmek isterdim
ama maalesef okul dağıldıktan ve iş hayatına atıldıktan sonra gerçekleşen pek
klasik bir evre bu.
Ne oluyor bu evrede. Sizi tanıyan ve kendinizi tanıtma
ihtiyacında olmadığınız, arkadaş keyifliğinde master seviyesinde ortamlardan
düşüp tekrar tekinsiz, sevimsiz ve yaş gereği yeni insanla diyalogda hevessiz
bir yaşam başlıyor. Bir yere kadar özenle sürdürdüğünüz istikrarlı duruşunuzun
yeni çevrede bir değeri kalmıyor. (Eski hayatını sevmeyen birisi yeni hayatında
tarz değişikliğini gözden uzak yaşayabilirse de bu ödül diğerleri için bir ceza
gibi) Yeni geleni öğrenme hevesinde bile değilken eski zamanlarında eğlenceli ve
hazırcevap halini bildiğiniz bir kişinin her kelimesi tecrübesinden damıttığı
elmas gibi değil mi?
Bu konunun sadedinde bir film sahnesi var aslında. Çok güldüğüm
bu filmdeki* bir sahneye hala hatırladıkça gülerim. İşin ironik kısmı bu sahnedeki kişi oynadığı karakterin hakkını fazlasıyla vermiş olan Keanu Reeves.
Şeytanın Avukatı filminden sonra yakışıklı, karizmatik takım elbiseli ciddi adam
olarak tanınan bu oyuncunun (onun seksenli yıllarda çevidiği absürd komedideki
halini bilmeyenler için), komedideki başarısı açısından hakkının yendiğini
düşünmüşümdür. Neyse ki onun komedi
oyunculuğundaki başarısının hakkını geri verecek filmlerini bulmak mümkün.
Peki ya biz? Bizim kendimizi update ederken birikimlerimizi aktarabileceğimiz filmimiz bile yok.
*Keanu Reeves ile birlikte kafası her daim
dumanlı,kendinden komik iki karakterden bir diğerini canlandıran ve bu filmden
3-5 yıl sonra sağlam İngiliz klasiklerinden olan Jane Eyre’de ki Edward Rochester karakterini
über başarıyla oynamış William Hurt’ü de unutmamak lazım. Bu kadar marjinal
karakter geçişleri sebebiyle ellerinden öperim.
Aza tamah etmeye mecbur kalmak çok acı. Köşklerden tek oda bekâr evine taşınmak gibi.
YanıtlaSiluzun zamandır bıraktığım birseyi, tekrar yapmaya karar verdim. Daha sık gireceğim böylece.. Bir başlayayım. Umarım you like it
Sil