24 Kasım 2012 Cumartesi

Aradığım Popstar Sensin


Geçenlerde taklit ürün karşılaştırması için marketteki çikolata-bisküvi reyonlarında takıldım biraz. Kendi piyasasındaki taklitlerinin dar bir alanda çokça örneğini görebileceğiniz bir yer abur cubur reyonları. Mesela kek bölümüne baktığınızda en az beş markanın ürünlerini bir görüş mesafesinde görebilir karşılaştırmasını çok hızlı yapabilirsiniz. Ambalaj odaklı baktığım için ilk defa pek yönelmediğim bir sürü ürün inceledim. Sonrada fark ettim ki ben genelde hep aynı şeyleri alıyorum. Bisküviyse belli, çikolataysa iki üç çeşit..  Peki neden?

İnsanların yeni ürün denemelerindeki ritim biraz hayat ritimleriyle alakalı bence. Mesela ben ve arkadaşım bir markete girdiğimizde ben milyon kere aldığım çikolatayı tekrar alırım, o ise piyasaya yeni çıkmış bir gofret kapar reyondan. Benimkisi yeni olana önyargı değil de eskiye bir çeşit sadakat gibi. Biraz da risk almama. Bu, insana beslenen önyargıyla kesinlikle karıştırılmasın. Bu kendi yağında kavrulan, başkalarını etkilemeyecek bir seçimin ritmidir. Bu ritmi bozan eve gelen farklı marka çikolatalar ve hediye edilen parfümlerdir. Hatta hatta benim gibi yıllardır aynı şarkıları dinleyen birisinin tesadüfen radyodan duyup keşfettiği şarkılardır.

Özellikle ürünlerde yeni bir şey deneme eğilimini pazarlamacılar kılı kırk yararak araştırmışlardır. Çünkü işleri budur. Birileri yeni ürünlere şans tanımalıdır. Belki de bizi yeni olanı almaya sevk edecek, o daimi ritmi sekteye uğratacak küçük ayrıntılar vardır (zorunluluk dışında) Mesela Adidas reklamlarından birisini çok severim. Tüm reklam boyunca Adidas’ın tasarımcısının yükselişini anlatır, sonra vurucu cümleyi söyler;

“Kim bilir belki bir yerlerde sizin için de bir şeyler tasarlamıştır”

Marks’ın “meta fetişizmi”ne hiç girmiyorum ;) (çünkü bilahare bu konuya değineceğim)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder